Kitaplar

1984 – George Orwell

Kitap hakkında karakter analizi veya olay anlatımı yapmayacağım. Öncelikle şunu söylemem gerekiyor , sanatsal filmlerdeki o ağır akışı sevmiyorsanız eğer, bu kitabı okumanız baya zorlaşacaktır. 150. sayfaya kadar herhangi aksiyon bulunmuyor kitapta. 150. sayfadan sonra ise bir düşün bombardımanı sizi etkisi altına alıyor. Kitabın en güzel yanı ise, kurgusu. Sosyalizm ya da halkların eşitliği gibi kavramların, sınıf eşitliğinin yalan olduğunu harika bir şekilde anlatıyor. Buradan yola çıkarak elimize alacağımız kitaptan beklentilerinizi belirli bir düzeyin ne altında tutun, ne de üstünde. Ön yargısız okumaya çalışırsanız baya bir mesafe kat edeceğinizi söyleyebilirim.

Güç ve onun sarhoşluğunda yaşanan bir dünyada, “taraf olmak ya da bertaraf olmak” cümlesini en iyi anlatan kitap bence. Geçmişinizin tamamen silindiği ve gözleriniz ile görseniz bile varlığını asla kanıtlayamayacağınız olaylar. Ve o müthiş mottonun vücuda gelmiş hali. “Biri bizi gözetliyor”.  O’Brien ve Winston arasındaki dar dünyada, gerçeklerin savaşı. İşkencede psikolojinin en üst kullanımı. Ve sevdiğinden ne zaman ve nasıl vazgeçersinin  cevabı. Gri bir dünyada çırpınan kırmızılar için, hep umut vardır değil mi? Hayır umut falan yoktur… bunu bilmenin verdiği o acı tadı damaklarınızda hissedeceksiniz.

Etiketler

Benzer Bloglar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu da ilginizi çekebilir

Close

Adblock yüzünden grüntülenemiyor. Lütfen Adblock kapatınız.

Please consider supporting us by disabling your ad blocker